Konstantin Veliçkov (1855-1907) ve İstanbul Soneleri

Hüseyin MEVSİM

Öz


Şair, öykücü, oyun ve anı yazarı, çevirmen, ressam ve politikacı Konstantin Veliçkov'un kişisel ve yaratıcı yazgısı, 19.yüzyılın ikinci yarısı 20.yüzyılın başlarındaki Bulgar toplum yaşantısının bir izdüşümü olarak algılanabilir. Galatasaray Lisesi'nde öğrenim gördüğü yıllarda (1868—1874) yaratıcılık alanında ilk başarılı adımlarını atan Veliçkov, doğduğu Pazarcık kasabasına dönünce 1876 Nisan Ayaklanması 'nın organizasyon komitesinde yer aldığından dolayı tutuklanır ve hapishaneye atılır. 1878 Berlin Kongresi kararlarıyla oluşturulan Doğu Rumeli'nin yönetiminde çeşitli görevler üstlenen yaratıcı, bu eyaletin 1885'te Bulgaristan Prensliği ile birleşmesinden bir yıl sonra Stefan Stambolov 'un darbe yoluyla iktidarı ele geçirmesiyle gönüllü sürgünlüğe çıkma zorunda kalır. Bir süre İtalya'da kaldıktan sonra kurtuluşu yine İstanbul'da bulan Veliçkov, burada Bulgar Eksarhhanesine bağlı olarak Fransızca öğretmenliği yapar. Yaratıcılık açısından İstanbul dönemi (1891-1895) olağanüstü verimli geçer. Burada "Roma Mektupları" ve "Zindanda" başlıklı anılarını tamamlar, ayrıca Heybeliada'da yaratıcılığının tacı olarak değerlendirilen "İstanbul Soneleri"ni kaleme alır ve böylece Bulgar yazınına bu sabit şiir türünü ve obje olarak denizi kazandırır. Toplam sayıları 49 olan bu sonelerdeki egemen duygunun sürgündeki şairin vatan hasreti ve özleminden kaynaklanan nostalji olduğunu söyleyebiliriz. Bulgar şairin sonelerinde ve anı, yolcu notları, makale karışımı "İstanbul Anı ve İzlenimleri" başlıklı yazılarında Osmanlı başkentine ilgi çekici bir yaklaşım sergilediğine tanık oluruz.

Anahtar Sözcükler


Bulgar Edebiyatı; Konstantin Veliçkov; Galatasaray Lisesi; Bulgar Eksarhhanesi; Heybeliada; İstanbul Soneleri; İstanbul Boğazı; Çamlıca

Tam Metin:

PDF