Birinci Dünya Savaşı Anlatılarında Tekinsizliğin İzinde

Taner CAN

Öz


Savaş şiiri, genellikle şiddet, kan dökme ve ölüm gibi temaları dile getirdiğinden karanlık ve kasvetli bir tona sahiptir. Bu durum özellikle kanlı çatışmaların yaşandığı siperlerde yazılan şiirlerde daha yoğun hissedilir. Dehşet verici siper deneyimi nedeniyle ruhsal yıkıma uğramış olan savaş şairi yaşam ve ölüm arasındaki eşikte konumlanmıştır. Kimi zaman kendini ölü olarak tasavvur eder, kimi zamansa ölülerle konuşur veya ölüler, rüyalar ya da karanlık hayaller aracılığıyla onunla konuşurlar. Ölmüş askerler, parçalanmış bedenler, tanınmaz haldeki cesetler gibi süreklilik gösteren imgeler ve travma geçirmiş zihnin ürettiği korkutucu düşler bu dünyaya ait olmayan bir atmosfer yaratarak, savaş şiirini genellikle gotik ve fantastik edebiyatla ilişkilendirilen “tekinsizlik” kuramının konusu haline getirir. Bu çalışmada, tekinsizlik kuramının Birinci Dünya Savaşı şiirlerinde işlenen travmatik savaş deneyiminin ve milliyetçilik fikrinin incelenmesinde sunacağı yorumsal olanaklar ele alınmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında yazılan şiirler çalışmanın odak noktasında yer almaktadır. Ancak, savaş etrafında şekillenen farklı söylemlerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amacıyla savaş hatıraları, anıtlar ve cehpheden yazılan mektuplar gibi diğer savaş anlatıları da çalışma kapsamına dâhil edilmiştir.

Anahtar Sözcükler


Savaş Şiiri; Savaş Anlatıları; Yapısalcılık Sonrası; Psikanaliz; Tekinsizlik; Ulusal Kimlik; Ölüm Temasının Temsili