Avrupa ve Osmanlı İmparatorluğu'nda İlk Antropolojik Çalışmalar

Galip AKIN

Öz


Doğrudan antropoloji içerikli eserlerin, 18. Yüzyıl sonlarında giderek artan bir şekilde, Avrupa'da verilmeye başlandığını görüyoruz. Özellikle 19. Yüzyılın ikinci yarısında (1859) Charles Darwin'in canlıların orijini ve değişim süreci konusunda 28 yıl süren çalışmalarının sonucu olan "Türlerin Kökeni" isimli eserini yayınlamasıyla, o yıllarda varolan kanıtlara dayanarak, canlıların orijini ve başlangıçtan itibaren geçirdiği evrimsel basamakları konusunda Avrupa'da çok sayıda eserler verilmeye başlandı. Bu konuda yeni kanıtlar ortaya çıktıkça da, canlıların evrimiyle ilgili yeni görüşler ve eserlerin üretilmesine devam edildi. Aynı yıllarda Avrupa'da antropoloji bilimi konusunda birçok gelişmeler gözlenirken Osmanlı İmparatorluğu 'nda ilk dönemlerden beri devam eden görüş ve düşünceler ile dini inançların etkisiyle "insan varlıkların en akıllısı, en şereflisi ve en kutsalı olduğu" genel yargısına dayanarak, biyolojik bir varlık olarak incelenmesine izin verilmemiştir. Yalnız bazı Osmanlı kaynaklarında antropoloji içerikli bir iki cümleye rastlanmaktadır. Osmanlı'da doğrudan antropoloji içerikli ilk eserleri, dil bilimci ve edebiyatçı olan Şemsettin Sami yazmıştır. Şemsettin Sami, 1878'de yayınlanan "insan" isimli eserinde, insanın ilk ortaya çıkışı ve geçirdiği değişim basamaklarını konu almıştır. 1886'da yayınlanan "Yine İnsan" adlı eserinde ise insanın geçirdiği evrimsel basamakları kısaca tekrar gözden geçirerek, insan ırklarının ortaya çıkışını, yayılışını ve özelliklerini ele almıştır. Bu iki eserini zamanın mitolojik, Doğu ve Batı dünyasında bulunan en son bilgilerden yararlanarak yazmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde, çalışma alanları antropoloji olmamakla birlikte insanın evrimi ile ilgili düşüncelerini dile getiren düşünürlere rastlanmaktadır.

Anahtar Sözcükler


Antropoloji; Osmanlı İmparatorluğu; İnsanın Evrimi

Tam Metin:

PDF