Varlık Mâhiyet (Öz)’den Önce mi Gelir? Varoluşçuluk ve İbn Sînâ

Eyüp ŞAHİN

Öz


Varoluşçuluk, varlığın mı özden önce yoksa özün mü varlıktan önce geldiği tartışmasının merkezinde bir akım olarak felsefenin önemli konularından biridir. Sartre, insan özgürlüğü önündeki engelleri/sınırları kaldırmak gayesiyle varoluşun özden önce geldiğini savunmaktadır. Varoluş özden önce gelince, insan özünü kendisi yaratacak ve böylece eylemlerinden sorumlu olacaktır. Bu düşüncede Tanrı’nın varlığına ihtiyaç yoktur. İbn Sînâ’ya göre özün (mâhiyet) kaynağı bütünüyle zorunlu varlık olan Tanrı’nın kendisidir. Bu nedenle insan, mâhiyetinin kaynağı değildir. Dolayısıyla sınırsız bir özgürlük anlayışından söz edilemez. Ona göre âlemin fizik ve psikolojik zorunluluğu, metafizik zorunluluğunun bir neticesidir; çünkü Tanrı, zorunluluğu kendisinde olan varlıktır. Bu makalede İbn Sînâ’ya göre, insanın ‘ben’inin bir başlangıç noktası olarak alınıp alınamayacağı, ‘Varlık’ın mâhiyeti, kavranması, bilinmesi ve onun hakkında şüpheye düşülüp düşülemeyeceği gibi sorulara cevaplar aranmaktadır. Ayrıca felsefede Sartre ile özdeşleşen ‘varlık,’ ‘öz,’ ‘mâhiyet’ ve ‘irade’ gibi kavramlar etrafında odaklanan ‘Varoluşçuluk’un ondan çok önce bu kavramların İbn Sînâ tarafından nasıl açıklandığı ve temellendirildiği noktasından, ‘Varoluşçuluk’ ve İbn Sînâ arasında bir bağlantı kurmanın imkânı üzerinde durulmaktadır. Varoluşçuluk’un ‘bilinç’ kavramı ile İbn Sînâ’nın ‘uçan adam’ kavramı arasında bir karşılaştırrma yapılabilir mi? Ayrıca İbn Sînâ’da varlık ve mâhiyet arasındaki ilişki ile Descartes ve sonrası filozoflar tarafından ortaya konan görüşler arasında ayrım ve paralel noktalar bakımından bir değerlendirme yapmak makalenin hedefleri arasındadır.


Anahtar Sözcükler


Zorunlu Varlık; Varlık; Mâhiyet; İrade; Sorumluluk; Oluş; Bilinç; Uçan Adam