Hicaz’a Meşakkatli Yolculuk: Türkistanlı Hacılar, Halife ve İstanbul (XVI-XX Yüzyıl)

Mehmet ALPARGU, Serkan YAZICI, Fikrettin YAVUZ

Öz


16. yüzyılda kutsal toprakların Osmanlı Devleti’nin eline geçmesi İslam dünyası için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Bu yeni durum Osmanlı Devleti ile Müslüman tebaaya sahip tüm devletlerin ilişkilerine yeni bir boyut getirdi. Politik sorunlar nedeniyle İran üzerinden hacca gidemeyen Orta Asyalı Hacılar da neredeyse kuzey-güney yönünde tüm Osmanlı ülkesini kat ederek bu ritüeli gerçekleştirdiler. Önce Osmanlı’nın kuzey Karadeniz Limalarına gelen Türkistanlı Hac yolcularının büyük çoğunluğu İstanbul’da bir süre konuk oldular. Kimi devlet hizmetinde kimi özel izinlerle kimi de bireysel olarak hac yoluna çıkan hacı adayları yüzyıllarca büyük ölçüde güven içerisinde hem Halifenin ülkesini tanıdılar hem de en büyük İslami ideallerden birini gerçekleştirdiler. Hazar Denizi ve İran gibi coğrafi ve politik engellerle birbirinden ayrılan Türkistan Hanları ve Osmanlı İmparatorluğu da hac sayesinde siyasal açıdan birbirine yaklaştı. Bu makalede bir dini ritüelin, tarihi bağları olan iki medeniyeti kültürel ve politik olarak birbirine nasıl bağladığı ve etkileşim yarattığı incelenmektedir

Anahtar Sözcükler


Hac; Türkistan Hanlıkları; Halife; İstanbul; Osmanlı Devleti; Buhara; Hicaz; İran