Tarih Önünde Sartre ve Camus

Pierre Henri SİMON, Nevzat YILMAZ (Çev.)

Öz


Başkaldırma eyleminden yaratıcı ve bilinçli insanın en üst düzeydeki tepkisini yaratan ve insanlığın durumu düşüncesinden yola çıkan ve sonuçta, ölçülülüğünün, kurallara klasik boyun eğmenin, siyaset dışı sendikacılığın ve devrimci toplumculuğun savunusunu yapan Camus’un, Sartre’le çatışmasının içeriğini oluşturan şey, devrimci arılığın yorumundaki ayrılıktır. Camus, tamamen tarihe ait olarak insanın onu akılla aştığı, bu akılla sonsuz bir boyuta sahip olarak aştığı gerçeğine varır. Sartre'in kabul etmediği de budur. Sartre sözcüklerle oynamak zorundadır. “Tarih içine girilmez” der, “insan zaten onun içindedir; eğer insan onun içindeyse, dışında olan, ya da üstünde olacak şeye göre nasıl hüküm verecektir?”. Sartre, önceden bir insan fikri tasarlamadan bir tarih felsefesi kurulamayacağını, bir değerler dizgesine başvurmadan devrimci bir siyasanın haklı görülemeyeceğini, herhangi bir biçimde aklın yüceliğini kabul etmeden bir hümanizma yaratılamayacağını, üstü kapalı da olsa Camus'ya teslim etmektedir.

Anahtar Sözcükler


Albert Camus; Jean Paul Sartre; Devrimci Topluluk; Başkaldırma Eylemi

Tam Metin:

PDF