Çağdaş Romana Deleuzyen Bir Bakış: Bazı Sorular

Zekiye ANTAKYALIOĞLU

Öz


Deleuze edebi eserlere, özellikle romanlara kavramsal olarak yaklaşır. Onun için gerçek edebiyat olma ölçütü, bir eserin metinselliğiyle veya tarihselliğiyle değil onun canlılığı, yaşamsal anlamıyla ilişkilidir. Ona göre sanat, felsefeden daha az düşünmez, sadece düşünceyi algılanım ve duygulanımlarla iletir. Her edebi eser bir yaşam tarzını, yaşama biçimini niteler ve bu yüzden sadece eleştirel olarak değil, klinik olarak da incelenmelidir. Bu anlamıyla edebiyat bir sağlık işidir. Yazın olarak, edebiyat olarak sağlık şu anda var olmayan insanları üretir. Edebiyatın da en önemli amacı tüm karmaşanın içinde sağlığın yaratımını, olmayan insanın üretimini, yeni yaşam olanaklarını özgür kılmaktır. Çağdaş roman, postmodern romandan farklı bir biçimde şekillenmektedir. Çağdaş romanın hassasiyetleri ve endişeleri yeni milenyuma göredir ve bir bakıma Deleuze’ün edebi görüşleriyle uyum içindedir. Deleuze’ü anlamak, bu noktada, çağdaş edebiyatta gördüğümüz tavır, hassasiyet, endişe ve ton değişimlerini araştırırken gerekli olabilir. Bu makale, çağdaş roman adını verdiğimiz eserlerin anlam ve işlevlerinin Deleuze’ün bakış açısıyla anlaşılıp anlaşılamayacağı, çağdaş romana Deleuzyen bir tavırla yaklaşılıp yaklaşılamayacağı ve bu deneyimin çağdaş romanı anlamlandırmada ne gibi katkıları olacağı üzerinedir.

Anahtar Sözcükler


Gilles Deleuze; Çağdaş Roman; Postmodern Roman; Eleştirel/Klinik; Sağlık