Arap Şiirinde Rumiyyat

M. Faruk TOPRAK

Öz


Rumiyyat, Anadolu’da veya Bilâdu'r-Rûm’da Araplar tarafından/ Suriye’nin kuzey bölgesinin bir bölümüne hükmetmiş Hamdanid soyundan Ebû Firâs el-Hamdânî (d/.357/968)’nin adlandırdığı, şairin savaş sırasında Bizanslılara tutsak düştüğü ve Konstantinopolis (İstanbul)’da hapsedildiği dönemde yazdığı şiirlerdir. Esareti sırasında yazdığı ve şiir derlemelerinin büyük bir bölümünü oluşturan bu şiirleri Rumiyyat olarak adlandırmıştır. Rumiyyat’ta hapishanedeki kahrını anlatır ve Menbiç Suriye’deki mutlu ve refah içindeki günlerini anar. Ayrıca, Suriye’deki akrabalarına, özellikle kuzeni ve Aleppo prensi Hamdanid sülalesinden Seyfu'd-Devle’ye seslenir ve kendisini kurtarması için hürmetlerini dile getirir. Ancak akrabalarından yardım gelmeyince üzüntüsü ve çaresizliği artar. Bu sebeple de kimi zaman onlara sitem eder. Suriye’de soylu bir ailenin oğlu Mencek el-Yûsufı (d. 1080/1669), Rumiyyat’larını yazarken Ebu Firas’ın üslubunun izinden gitmiştir. Servetini kaybedince Osmanlı İmparatorluğu döneminde Anadolu’ya para kazanmak için gider, fakat Anadolu’da beklediğini bulamaz. Şiirler yazar ve Ebu Firas’ın yaptığı gibi şiirlerine Rumiyyat der ve Ebu Firas gibi şiirlerinde yaşadığı talihsizlik ve acısını betimler. Bu esnada seyahatinin bir maceradan ibaret olduğunu kabul eder; memleketine dönmesinin daha iyi olacağını ve Allah’tan başka kimseden medet umulmayacağını belirtir.

Anahtar Sözcükler


Arap Edebiyatı; Arap Şiiri; Rumiyyat

Tam Metin:

PDF