Herkes ve Ortalama Hergünkülük: Virginia Woolf’un “Dalgalar” Romanına Heideggerci Bir Yaklaşım

Hakan YILMAZ

Öz


Virginia Woolf’un eserleri, öz farkındalığı yüksek ve içe dönük bireylerin istikrarlı temsilleriyle modernist romana örnek teşkil etmeye uygun olarak nitelendirilmiştir. Bu durum özellikle, oldukça öz bilinçli ve zıt kişiliklere sahip olan altı karakterin ele alındığı Woolf’un belki de okuması en güç eseri olan Dalgalar (1931) için geçerlidir. Bu doğrultuda, bu karakterleri birbirinden ayırt eden onlara özgü ve onları farklı kılan özellikler derinlemesine incelenmiştir. Bu çalışma, Martin Heidegger’in felsefesinin sunduğu fenomenolojik yaklaşımlardan faydalanarak, Dalgalar romanındaki karakterlerin görünürde çatışan doğalarının altında onları birbirine bağlayan daha temel bir katman olduğunu ve bu karakterler arasındaki (ben ve başkaları arasındaki) öznelerarası ilişkilerin mercek altına alınmasının ontolojik düzlemde onların birbirlerinden çok farklı olmadığını ortaya koyduğunu öne sürmektedir. Heidegger’in Varlık ve Zaman (1927) adlı eserinde öne sürdüğü ortalama hergünkülük, herkes ve evde-olma gibi kavramsal araçları kullanarak, bu çalışma, Dalgalar romanındaki karakterlerin ontolojik açıdan genelde birbirleri arasında ya da Heidegger’in deyimiyle “herkes” arasında nasıl kaybolduklarını (ya da zaman zaman nasıl kaybolmaya çalıştıklarını) tartışmaktadır.

Anahtar Sözcükler


Virginia Woolf; Dalgalar; Heidegger; Ortalama Hergünkülük; Herkes; Evde-Olma