Jacques Lacan'ın Yapısalcılık İle Karmaşık İlişkisi

Nurten BİRLİK

Öz


Jacques Lacan'ın psikanalitik kuramlarını sorunsuz bir şekilde yapısalcı ya da postyapısalcı bir zeminde değerlendirmek, yaşadığı dönüşümlerden dolayı ve yapısalcı olarak gruplandırıldığı döneminde postyapısalcı öğeleri, postyapısalcı olarak gruplandırıldığı döneminde ise hâlâ bazı yapısalcı öğeleri barındırdığı için hatalı bir yaklaşım olur. Tıpkı Fransız düşünür Roland Barthes'ın düşünsel evriminde olduğu gibi, Lacan'ın da yapısalcı döneminde, özneyi imleyenin etkisinde bir süreç ya da 'operasyonel bir nosyon' olarak alması ve istikrarlı olamayan ontolojik bir zemine oturtması gibi postyapısalcı izler görmek olasıdır. Postyapısalcı olarak nitelenen döneminde de, yapısalcı düşüncenin belirleyici özelliklerinden olan topolojiye olan ilgisinin, ve değişik psişik fenomenlerin bir topoloji üzerinden anlatılması eğiliminin korunması; psişik mekanizmaların anlaşılmaya çalışılması; ve bir gerçeklik arayışı gibi öğelerin korunduğunu görürüz. Yine de Lacan'ı okurken ve onun kuramlarını çözümlerken bu kuramların hangi dönemine ait olduğunu bilmek, yapılan çalışmanın iç tutarlılığı ve olası bir mantık hatasına düşmemek için önemlidir. Bu çalışmada Lacan'ın klinik pratiğinden ziyade, onun psikanalitik kuramlarının yapısalcılık ve kısaca postyapısalcılık bağlamında bir değerlendirmesi yapılacaktır. Bu çalışma Lacan'ın kuramlarının yapısalcılık ve postyapısalcılık arasında bir eşiğe yerleştirilmesinin daha doğru olacağını savunur.

Anahtar Sözcükler


Lacan; Freud; Derrida; Yapısalcılık; Postyapısalcılık

Tam Metin:

PDF


DOI: http://dx.doi.org/10.33171/dtcfjournal.2019.59.1.27