Juan Goytisolo’nun Ara Perde Adlı Romanında Ölüm Kavramına Bakışı

Yasemin DEMİR

Öz


Ölüm, tanımı çok zor yapılan bir kavramdır. İnsanoğlu yüzyıllardan beri bu kavramı tanımlamaya çalışmış, fakat şimdiye kadar başarılı olamamıştır. Birçok bilim dalını ilgilendiren ölüm, kendisine edebiyatta da yer bulmuştur. Tarihteki ilk edebî eserlerden günümüze kadar pek çok önemli romanda ölüm olgusuna rastlamak mümkündür. İspanyol edebiyatında da romanlarında ölüm konusunu işleyen sayısız yazar vardır. Bu yazarlardan birisi de Juan Goytisolo’dur. Yazarın birçok romanında karamsarlığın ve ölümün yan yana olması dikkat çekicidir. Romanlarındaki başkahramanlar toplumsal ve kişisel çıkmaza girdiklerinde çoğu zaman ölümü düşünür. Okuyucu yazarın yapıtlarında anlatıcı ile başkahramanın bir birine çok yakın kişiler olduğunun farkına varır. Bu durumda ölümü düşünenin yazarın kendisidir. Yazarı bu kadar çabuk ölümü düşünmeye iten çocukluğudur. Çocukluk yıllarında İspanyol İç Savaşı’nı yaşayan yazar bu savaşta annesini de kaybetmiştir. Yazarın gençlik yıllarında da aynı hüzün devam etmiştir. Franco diktatörlüğü zamanında ilk gençlik yıllarını geçiren ve yirmi beş yaşında yerleştiği Paris’te sosyal ve kişisel hayal kırıklıklarına uğrayan yazar karamsarlığa bürünür. Bu karamsarlık kitaplarına da yansır. Ölüm ve karamsarlığın hâkim olduğu romanlarından bir tanesi bu makalede incelenen Ara Perde’dir. Goytisolo, bu romanı eşinin ölümünden sonra kaleme almıştır. Yazarın yaşlanma belirtileri eserde kendini hissettirir. Bu nedenle sık sık geçmişe doğru yolculuğa çıkan ve hayatı anlamaya çalışan başkahraman yazarın kendisidir. Romandaki ağır hava okuyucuyu ölüme yaklaşan birisinin notlarını okuyormuş izlenimi vermektedir.

Anahtar Sözcükler


İspanyol Edebiyatı; Juan Goytisolo; Ara Perde; Ölüm Kavramı; Ölümsüzlük; Yaşlılık; İspanya İç Savaşı; Monique Lange

Tam Metin:

PDF