A.S. Byatt'ın Çeşm-i Bülbülün İçindeki Cin Hikâyesinde Türk Kültürü ve Oryantalist Söylemin Çöküşü

Zeynep YILMAZ KURT

Öz


A.S. Byatt'ın olaylarının büyük bir bölümü Türkiye'de geçen “Çeşm-i Bülbülün İçindeki Cin” adlı hikâyesi, Doğu-Batı karşıtlığı üzerine kurgulanmıştır. Avrupalı entelektüel bir kadının İstanbul'da aldığı çeşm-i bülbül bir şişeden çıkan Cin'le ilişkisini anlatan hikâye, Oryantalist Doğu algısı ile Batının kendi ataerkil kültürü arasında paralellik kurarak, batı kültürünün ikili karşıtlıklar üzerine kurgulanmış temeline dikkat çeker. Bu çalışmada, mekân olarak Doğu-Batı arasında eşik konumunda bulunan Türkiye'nin özellikle seçilmiş olmasından yola çıkılarak, yazarın batı kültürünün temelini oluşturan ikili karşıtlıkları yıkmayı amaçladığı ileri sürülmektedir. Hikâyenin temel metaforunu oluşturan çeşm-i bülbül şişenin ise, sadece karma (doğu-batı) yapım tekniği ile değil dört temel elementi barındırma ve hem var olup hem de görünmez olma özelliğiyle bütüncül gerçeklik algısını temsil ettiği vurgulanmaktadır. Batının ayrıştırıcı “ya, ya da” gerçeklik algısına karşın doğunun bütünleyici “hem, hem de” gerçeklik algısı üzerinde durularak, öteleyici tüm sınırların yıkıldığı sonucuna varılmaktadır.

Anahtar Sözcükler


A.S. Byatt; Çeşm-i Bülbülün İçindeki Cin; Türk Kültürü; Oryantalizm; Feminizm; Bütüncüllük

Tam Metin:

PDF


DOI: http://dx.doi.org/10.33171/dtcfjournal.2020.60.2.11