Geoffrey Chaucer'ın Trolius ve Criseyde Eserinde Kültürötesilik

Funda HAY

Öz


İnsanın bulunduğu her yerde etkileşimin ve kültürel bir alışverişin olduğu bilinmektedir. Belirli bir coğrafyaya yerleşerek tek bayrak altında tek millet olarak yaşayan topluluklardan çok daha önce de ticaret, göç ya da savaş gibi çeşitli nedenlerle insanlar arasındaki etkileşim kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu bağlamda millet bilincinin ortaya çıkıp, kendi ülkelerinin kalkınması amacıyla güçlü devletlerin başlattığı sömürgecilik hareketinden önce de kültürel etkileşim görülmektedir. Sömürgecilik ve Sömürgecilik- Sonrası çalışmalar 20. yüzyılda araştırmacılarını kültürötesilik alanına yönlendirmiştir. Kültürötesi çalışmaları, kültürün geçmiş ve bugünle var olduğunu ortaya koyarak bir şekilde etkileşim halinde olan kültürlerin mevcut kültürel yapıya katkıda bulunduklarını vurgular. İnsanın olduğu her dönemde etkileşim olduğu göz önüne alındığında kültürötesilik çalışmaları Ortaçağ gibi geçmiş bir dönem için de söz konusudur ve birçok Ortaçağ eserinde kültürel etkileşimin izleri metinlerarasılık aracılığıyla görülebilmektedir. Bu çalışmada Geoffrey Chaucer'ın M.S. 14. yüzyılda kaleme aldığı ve M.Ö. 12. yüzyılda gerçekleştiği düşünülen Truva Savaşı'nın gölgesinde yaşanan bir aşk hikâyesinin anlatıldığı Troilus and Criseyde eseri kültürötesilik bağlamında incelenecektir.

Anahtar Sözcükler


Geoffrey Chaucer; Troilus ve Criseyde; Kültürötesilik; Metinlerarasılık; Ortaçağ Edebiyatı

Tam Metin:

PDF