Kimlik Açmazı: Toplumsal Cinsiyet ve Aidiyet ya da Yabancılaşma Duyusu

Hayriye ERBAŞ

Öz


Düzey farklılığı olsa da hemen hemen bütün toplumlarda göçmenler genellikle ekonomik, konut edinme ve etnik ayırımlaşma sorunlarına neden olan bir üyelik ve aidiyet sorunu ile karşı karşıya kalkmaktadırlar. Göçmenler bir taraftan karşılaştıkları sorunların üstesinden gelmek diğer taraftan da yeni çevrelerinde dayanışma duygusunu yükseltmek amacıyla gündelik yaşam pratiklerini paylaşma mekânları ve mekanizmaları oluştururlar. Topluluk biçimlenişi mekanizmaları ve toplanma yer ve ilişkilerinin oluşturulması, ayrıntıda çözümlenmeyi gerektiren karmaşık etkileşim süreçleridir. Bu makale öncelikle kadın ve erkeklerin yeni çevrelerinde gündelik yaşam pratiklerinde aidiyet duygusunun biçimlenişini açığa çıkartmaktadır. Gündelik yaşam pratikleri göçmenlerin çevreleriyle ilişkileri, yaşadıkları ülkedeki siyasal sistem bilgisi, kendilerini yurttaş ya da yabancı hissetmeleri ve yabancı arkadaş edinme gönüllülüğü yaşanan topluma üyelik dinamiklerine odaklanılarak çözümlenmiştir. İkinci olarak da bu yazı, özellikle nitel verilerin kullanımı aracılığıyla kimlik oluşturma ve alt-topluluk biçimlenişi sürecinde kadınların rolüne odaklanmaktadır. Bu çalışma Türk göçmen topluluğu, özellilikle son dönemlerde Britanya’ya sığınmacı olarak yerleşen ve bu nedenle de dönmeyi pek düşünmeyen Kürt kökenli Türk vatandaşları üzerine gerçekleştirilen bir alan araştırmasına dayanmaktadır.

Anahtar Sözcükler


Göç; Toplumsal Cinsiyet; Etnisite; Yurttaşlık; Göçmen Politikaları; Aidiyet Politikaları; Yabancılaşma; Sığınmacılar