Destansı Bir Roman “Durgun Don” ve Bir Yıkımın İzleri: Devrim, Savaş, Ölüm

Hüseyin KANDEMİR

Öz


Mihail Aleksandroviç Şolohov Rusya’nın Don bölgesine bağlı Veşenskaya’ da dünyaya gelmiştir. Erken yaşlarda yazmaya başlayan yazar ilk eserini on yedi yaşındayken vermiştir. 1922 yılında Moskova’ya gazeteci olmak için giden Şolohov, bir yandan hayatını kazanmak için çok farklı işlerde çalışırken diğer yandan da yazarlık yeteneğini geliştirmek için çeşitli seminerlere katılmıştır. 1924 yılında Veşenskaya’ya dönen Şolohov bu tarihten itibaren kendisini tamamen yazmaya vermiştir. İlk çalışması I.Dünya Savaşı ve devrim dönemindeki kendi bölgesini anlattığı Don Hikayeleri adlı seçkisidir. Seçkide yer alan öykülerin büyük bir çoğunluğu kendi yaşamı ve doğup büyüdüğü topraklarla ilgilidir. Aynı dönemlerde kendisinin en büyük, en ünlü ve en tartışmalı eseri olan Durgun Don üzerinde çalışmaya başlar. Bu eser yaklaşık olarak hayatının 14 yılını alacaktır ve bu eseriyle Stalin Ödülü’nün yanı sıra 1965 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü de kazanacaktır. Eser Don Kazaklarının savaş öncesi, I.Dünya Savaşı ve devrimle başlayan İç Savaş dönemini anlatmaktadır. Şolohov bu eserinde başka sorunlarla birlikte savaş döneminde insanın davranış biçimini ve psikolojisini sergilemeye çalışmıştır. Savaş ve ölüm kavramlarının birbirleriyle olan sıkı ilişkileri çerçevesinde, yazar insan davranışlarının, psikolojisinin savaşla nasıl değişim gösterdiğini detaylarıyla eserinde sergilemektedir. Çalışma içerisinde ağırlıklı olarak metne bağlı inceleme metodu kullanılarak devrim, savaş, ölüm üçlemesi incelenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Sözcükler


Şolohov; Durgun Don; Sovyet Edebiyatı; Yeni Realizm; Nobel Ödülü; Devrim; Kazaklar; Savaş

Tam Metin:

PDF